Tefsir kelimesi Kur'an'da sadece bir kez geçer ve "açıklamak" anlamına gelir. Ancak bu açıklama faaliyeti sahipsiz değildir:
Bize Allah'ı tanıtan üç muazzam kaynak vardır:
Sözel kitaptır
(Kelam sıfatının tecellisi)
Görsel kitaptır
(Tekvin sıfatının tecellisi)
Her iki kitabı da okuyan, anlayan ve hayatına taşıyan "yaşayan" kitap
Kâinat için "artık araştırmaya gerek yok, her şey söylendi" demiyorsak, Kur'an için de "eski tefsirler yeterli, yenisine gerek yok" diyemeyiz.
İlimlerin bu kadar uzmanlaştığı bir çağda; psikologların, pedagogların, fen bilimcilerin bir araya geldiği bir "Heyet Tefsiri" zaruridir. Özellikle çocuklarımız için onların dilinden "çocuk tefsirleri" hazırlamak en şiddetli ihtiyaçtır.
Sorum şu: Elinizdeki bu muazzam "hayat rehberini" sadece bir bilgi deposu olarak mı tutuyorsunuz, yoksa açlığınızı giderecek bir "yaşam pratiğine" dönüştürmeye hazır mısınız?
Kendi hayatınızın "yaşayan tefsiri" olmaya ne dersiniz?