Soru Sorma Sanatı | 694 Soruda Aktif Öğrenme Modeli
25 Yıl · Sosyolog & Teolog · 694 Soru

Soru Sorma Sanatı
Kur'an'ın Aktif Öğrenme Modeli

Soru sormayan akıl uyur, soru sormayan ruh donar. Kur'an-ı Kerim, tam 694 kez bize soru sorarak aslında muazzam bir "aktif öğrenme" modeli sunar.

1. İlgi Yoksa Bilgi Yüktür: "B" Harfinin Sırrı

BİLGİ B = İLGİ

İlgi yokken bilgi vermek, gece yarısı derin uykudaki birine ders anlatmaya benzer; ne duyar ne de anlar.

Kur'an, bilgiyi soru kalıbıyla sunarak önce zihindeki ilgi mekanizmasını aktif hale getirir.

2. Emek Verilmeyen Bilgi Kalıcı Değildir

İnsan tabiatı, zahmet çekmediği şeye değer vermez. Kolay gelen, kolay gider.

Önce Soru, Sonra Emek

Bilgiden önce soruyu vermek, zihne "Hadi, bu cevabı sen bul" demektir. En geç unuttuğumuz şeyler, üzerinde en çok kafa yorduğumuz, zahmetle öğrendiğimiz şeylerdir.

Öğrenmeyi Öğretmek

İdeal bir eğitimci, bilgiyi tepside sunan bir "garson" değildir. O, bilgiyi bulmayı ve o bilgiden yeni manalar üretmeyi öğretendir. Kur'an'ın soru yöntemi, tam olarak bu "öğrenmeyi öğretme" metodudur.

3. Atıl Akıl Değil, Aktif Akıl

Kur'an'da "akıl" kelimesi hiçbir yerde isim olarak geçmez; her zaman fiil kipinde geçer (ye'kilûn, ta'kilûn).

Yani Kur'an'ın istediği akıl, duran bir depo değil, sürekli çalışan bir fabrikadır.

Sorular, akıl motorunu çalıştıran marş basışlarıdır. Soru sorulduğu an, akıl "atıl" durumdan "faal" duruma geçer.

4. İkna mı, İcbar mı? (Koçluk Duruşu)

Kur'an, insanı inanmaya mecbur (icbar) eden değil, ikna eden bir kitaptır. Dinin dekoru bütünüyle hür irade üzerine kuruludur.

Düşündürerek İkna

Soru sormak, muhataba değer vermektir. "Sen ne dersin?", "Görmüyor musun?", "Düşünmüyor musun?" diyerek insanı kendi mantık süzgecinden geçmeye davet eder.

Koçlukta Soru

Profesyonel koçlukta biz buna "Güçlü Sorular" diyoruz. Danışana doğrudan "Şunu yap" demek yerine, doğru soruyu sorduğumuzda danışan kendi cevabını bulur ve o cevaba sahip çıkar. Çünkü o cevap artık onundur.

5. Eğitimci Notu: Bilginin Soru Hali

Değerli arkadaşlar, verdiğiniz bilginin kalıcı olmasını istiyorsanız, Kur'anî bir yöntem olan "önce soru" ilkesini benimseyin. Bilgiyi vermeden önce onun soru halini verin ki, muhatabınızın zihninde o bilgiye uygun bir "yer" açılsın.
Allah öğrenmek için sormaz; insanın öğrenerek gelişmesi, tekâmül etmesi (taallümle tekemmül) için sorar. 694 soru, aslında insanlığın uyanışına vurulan 694 tokmağıdır.

Sorum şu: Bugün kendi hayatınızda cevabını bulmaktan korktuğunuz için kendinize sormadığınız o "ilk" soru nedir?

O soruyu sormadan, bilginin ve hikmetin kapısını açmaya hazır mısınız?

Cesaretiniz için tebrikler. Unutmayın: Soru sormak, cevabı bulmanın ilk ve en önemli adımıdır. Korktuğunuz soru, aslında sizi özgürleştirecek olan kapının anahtarıdır. Soru, bilginin başlangıcıdır; cesur soru ise dönüşümün kıvılcımı. Şimdi o soruyu içinize içinize değil, yüksek sesle sorun. Zira Allah, kulunun "neden?" diye sormasını, "nasıl?" diye araştırmasını, "ne?" diye merak etmesini sever.
Kerime Ergin’in "Cevherden Mücevhere" ve "Soru Odaklı Eğitim" vizyonuyla hazırlanmıştır.
Soru Sorma Sanatı · Kur'an'da 694 Soru · Koçluk Bilinci ve Mesleki Sınırlar