Tevekkül, tembellik değil; esbaba (sebeplere) müracaat ettikten sonra neticeyi Müsebbibü'l-Esbab’a (sebepleri yaratana) bırakmaktır. Tasavvufta “Hasbîlik”, Allah’ı kendine mutlak manada yetirmek demektir. “Hasbünallahu ve ni'mel vekîl” diyen bir kalbin arkasında, kainatın mutlak gücü vardır. Kul, kontrol illüzyonunu (her şeyi ben yönetiyorum yanılgısını) bıraktığı an, omuzlarındaki dünya yükü kalkar ve Sekine yerleşir.
Geleceği sürekli kontrol etme arzusu, beynin sürekli bir “Tehdit Analizi” yapmasına neden olur ve kronik HPA (Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal) aksı aktivasyonu yaratır. Bu durum, dokuları yıkan, bağışıklığı baskılayan kronik yüksek Kortizol demektir. Mutlak bir güce teslim olmak (Tevekkül), beynin kontrol mekanizmalarını gevşeterek HPA aksını kapatır, kortizol seviyesini hızla düşürür ve bedeni şifa (homeostazi) moduna geçirir.
Sırt üstü yere uzanın. Bedeninizin yerle temas eden noktalarına (topuklar, kalça, sırt, baş) odaklanın. Yerçekiminin sizi tamamen aşağıya doğru çektiğini hissedin. Bedeninizi zemin tutuyor, sizin tutmanıza gerek yok. Her nefes verişinizde dünyanın tüm yükünü zemine, toprağa bırakın. 10 dakika bu teslimiyette kalın.
Bugün kontrol edemeyeceğiniz durumlar (trafik, başkalarının tavırları, hava durumu) karşısında elinizi kalbinize koyup şu şifreyi söyleyin: “Süreç bana ait değil, Vekil’e ait.”
“Hayatta neleri kontrol etmeye çalışarak kendime zulmediyorum? İlahi senaryoya güvenmekten beni alıkoyan gizli kibir ne?”