Haftanın entegrasyon gününde “İstikamet” (Merkezlenme) makamındayız. “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” (Hud, 112). İstikamet, dışarıdaki fırtına ne kadar büyük olursa olsun, kalbin dikey eksenini (Allah ile olan bağını) kaybetmemesidir. Tasavvufta kamil insan, fırtınanın ortasındaki o kıpırdamayan, sarsılmayan “Merkez” gibidir. Çevre döner, dünya çalkalanır ama merkez hep sabittir. Sekine, işte o sabit noktada ikamet eder.
Dışarıdan gelen stres faktörlerine karşı sinir sisteminin tamamen sarsılmamasını sağlayan mekanizmaya Somatik Resilyans (Bedensel Esneklik/Dayanıklılık) denir. Güçlü bir merkezlenme, beynin İnsula bölgesini (iç organlardan gelen sinyalleri okuyan merkez) regüle eder. İnsula dengede olduğunda, kişi dış uyarıcılar karşısında savrulmaz; kendi beden sınırlarının ve içsel dengesinin (Propriyosepsiyon) farkında olarak kaya gibi durur.
Ayaklarınızı omuz genişliğinde açın, yere köklenerek basın. Dizlerinizi çok hafif bükün. Pelvisinizi nötr duruma getirin (karnı hafifçe içeri çekin). Ellerinizi yanlara serbest bırakın. Gözlerinizi kapatın ve kendinizi yerin altından göğe kadar uzanan sarsılmaz bir dağ gibi imajine edin. Dışarıdan esen rüzgarların (streslerin) size çarpıp geçtiğini ama sizi sarsamadığını hissedin. 7 dakika uygulayın.
Bugün çevrenizde gelişen negatif bir tartışmaya veya kaosa fiziksel ve zihinsel olarak dahil olmayın; sadece bir dağ gibi izleyin.
“Dışarıdaki rüzgarlar benim içimi ne kadar kolay altüst edebiliyor? Merkezim neresi ve o merkeze ne kadar sadığım?”