Halk arasında okumak, sadece bir metni seslendirmek sanılır. Oysa gerçek okuma; gözün aktif olduğu kadar, aklın ve şuurun da merkezde olduğu bir süreçtir.
Sadece kitap sayfalarında değil; görünce, duyunca, tadınca veya koklayınca "Anladım!" dediğimiz her an bir okuma yapmış oluruz.
Dilimizde kullandığımız "hadiseleri okumak", "aklını okumak", "içini okumak" tabirleri, okumanın sadece harflerle sınırlı olmadığını, bir mana avcılığı olduğunu gösterir.
Kâinatta manasız, gayesiz ve abes hiçbir şey yoktur. Her varlık bir anlam yüklüdür.
📖 Okuyucu
(Arı)
🌼 Anlam Çiçeği
(Varlık)
🍯 Bal Tadında Bilgi
(Hikmet)
Mana Polenleri: Gerçek bir okuyucu, anlam çiçeklerine konan bir arı gibidir. O çiçeklerdeki mana polenlerini toplar ve onlardan "bal tadında" bilgiler üretir.
Bize kâinat kitabını nasıl okuyacağımızı öğreten bir kılavuzdur.
Allah'ın isimlerinin laboratuvarıdır.
Bir metni ezberletmek
Sadece yüzeye odaklanmak
Metnin hayattaki karşılığını buldurmak
Arkasındaki manayı, bütünü görmek
Sorum şu: Bugün elinizdeki kitabı veya önünüzdeki hayatı sadece "seyrediyor" musunuz, yoksa ondaki mana polenlerini toplayıp hayatınıza şifa olacak bir "bal" üretebiliyor musunuz?
Sadece bakanlardan mı, yoksa şuurlu bir şekilde okuyanlardan mı olacaksınız?