"Meal" kelimesi kavramsal olarak; bir sözün manasının aynen değil, biraz eksik ve noksan olarak ifade edilmesidir. Yani meal, doğası gereği "eksik olan çeviri" demektir.
Arapça Kur'an
Orijinal Metin
Meal
Eksik Yansıma
Zaten bu donanıma sahip olan bir alim, ayetin "aslı" (Arapça metni) dururken "gölgesine" (mealene) müracaat etmez. Eğer bir kişi aslına bakabilecek yetkinlikte değilse ve gölge üzerinden hüküm inşa etmeye çalışıyorsa, bu durum ilmi bir yetersizliğin ve usul hatasının en büyük alametidir.
Peki, biz meali neden okuyoruz?
Fikir Sahibi Olmak: Allah’ın bizden genel olarak ne istediğini anlamak, o muazzam iklimden soluklanmak için.
Amel Etmek: Mevcut, üzerinde icma edilmiş (söz birliğine varılmış) hükümlerle yetinmek ve onlarla amel etmek, hem birey hem de toplum sağlığı açısından en emin yoldur.
Kendi başımıza mealden yola çıkarak "Bence bu ayet şunu diyor, o halde kural budur" demek, tıpkı bir tıp kitabının çevirisini okuyup ameliyat masasına yatmaya benzer. Sonuç cerrahide ölüm, dinde ise sapmadır.
Değerli arkadaşlar, koçlukta ve eğitimde en büyük erdemlerden biri "yetkinlik sınırını bilmektir."
Sorum şu: Hayatınızda hangi konularda "aslına" bakmak yerine "gölgelerle" yetinip, o gölgeler üzerine kesin hükümler inşa ederek yanılıyorsunuz?
Hakikatin aslına ulaşmak için gereken o zahmetli donanımı kazanmaya gönüllü müsünüz?