Müslüman ve İslam | Teslimiyet Bilinci ve Kâinatın Dili
25 Yıl · Eğitimci · Teslimiyet Odaklı Dönüşüm

Müslüman ve İslam
Teslimiyet Bilinciyle Yaşayan

Müslüman olmak, hayatın direksiyonunu kendi nefsimizden alıp, kâinatın sahibine emanet etmektir. "Benim istediğim değil, Senin istediğin olsun."

1. Müslüman: "İstediğini Değil, İsteneni Yapan"

Teslim Olmayan

"Kendi istediğini" yapar; nefsinin, arzularının ve anlık heveslerinin peşinden gider.

Müslüman (Teslim Olan)

"Kendi istediğini" değil, Rabbi tarafından kendisinden "isteneni" yapar. İradenin devre dışı kalması değil, iradenin en yüce iradeyle (İlahi İrade) uyumlanmasıdır.

2. İslam: Kâinatın Ortak Dili

Fâtır sûresindeki o sarsıcı soru: "Kâinat bir insan olsaydı dini ne olurdu?" Cevap tektir: İslam.

Kâinattaki her varlık (yıldızlar, atomlar, hücreler, ağaçlar) Allah’ın koyduğu yasalara kayıtsız şartsız teslim olmuştur.

☀️ Güneş🐝 Arı🌱 Tohum⚛️ Atom🌙 Ay

Onlar fıtraten Müslüman'dır; yani teslimiyet halindedirler. İnsan için İslam; evrendeki bu muazzam koroya, kendi hür iradesiyle katılmasıdır.

3. Teslimiyetin Sosyolojik ve Psikolojik Etkisi

Selamet (Huzur)

İslam kelimesi "silm" kökünden gelir, yani barış ve esenlik. Hakiki huzur, ancak "İsteneni yapmakla" yani teslimiyetle gelir.

Güven Toplumu

Teslimiyet bilinciyle yaşayan Müslümanlar, hem kendileriyle hem de çevreleriyle barışık (selim) birer "emin" liman olurlar.

Sosyolojik Not: Her kafanın kendi istediğini yaptığı bir toplumda kaos hakim olur. Koçluk Notu: Kendi arzularının kölesi olan bir bireyde iç huzur (selamet) bulunmaz.

4. Eğitimci ve Koç Olarak "Müslüman" Modeli

Direksiyonu Teslim Etmek: Danışanlarımıza hayatlarındaki düğümlerin, aslında kendi "isteklerini" merkeze koymalarından kaynaklandığını fark ettiririz. Teslimiyet (İslam), o düğümlerin ilahi bir hikmetle çözülmesidir.
Aktif Teslimiyet: Teslimiyet, tembellik demek değildir. Bilakis, üzerine düşen her şeyi yaptıktan sonra sonucu "İstenen"e bırakmanın verdiği o muazzam dinamizmdir.

Son Söz: Teslimiyetin Özgürlüğü

Müslüman olmak; kainattaki o büyük nizamın bir parçası olmayı kabul etmektir. "Benim istediğim değil, Senin istediğin olsun" diyebilmek, esaretlerin en büyüğünden (nefis) kurtulup, özgürlüklerin en büyüğüne (kulluk) adım atmaktır.

Sorum şu: Bugün hayatınızda hala "kendi istediğinizi" yapmakta direttiğiniz ve bu yüzden huzursuzluk yaşadığınız o alan neresi?

O alanı "İstenen"e, yani Allah’ın rızasına teslim ederek gerçek esenliğe (İslam’a) kavuşmaya hazır mısınız?

İşte bu teslimiyet, en büyük özgürlüktür. Unutmayın: Kendi isteklerinin esiri olan insan, aslında en dar alanda hapsolmuştur. Oysa kendini Yaradan'ın iradesine teslim eden, sonsuz bir rahmet ve huzur denizine açılır. Direnmek değil, teslim olmak; kavga etmek değil, uyumlanmak; zorlamak değil, akışa güvenmek... İşte İslam budur. Bugün hangi alanda "Benim istediğim" yerine "Rabbimin istediği" diyerek huzura ereceksiniz?
Kerime Ergin’in "Cevherden Mücevhere" ve "Teslimiyet Odaklı Dönüşüm" vizyonuyla hazırlanmış bir ders notudur.
Müslüman · İslam · Teslimiyet Bilinci · Selamet · Koçluk Bilinci ve Mesleki Sınırlar