İmanın kelime kökeninde "emniyet" ve "güven" vardır. Bir insan önce güvenir (sebep), sonra teslim olur ve iman eder (sonuç). Bu güvenin merkezinde Allah ve O’nun mesajını getiren peygamber vardır.
Maddeyi maddeyle, sebebi sebeplerle izah eder. Perdeyi görür, perdenin ardını sorgulamaz.
Görünen her şeyin, görünmeyen Allah tarafından yaratıldığını kabul eder. Görünmeyen Allah’ın, görünen her şey üzerinde her an etkili olduğuna inanır.
Otel Odası Misali: Kimsenin olmadığı, her türlü harama erişimin mümkün olduğu bir yerde "durabilmek", görünmeyen Allah'a "görüyor gibi" inanmanın dışa vuran görüntüsüdür.
Sorum şu: Bugün kendi hayatınıza baksanız; görünmeyen Allah'a olan imanınız, görünen hangi davranışınızı doğrudan değiştiriyor?
İnsanlar size baktığında "güven" kelimesini mi okuyorlar, yoksa şüpheyi mi?