Bugün toparlıyoruz.
Ne gördün? Ne değiştin? Ne görmek istiyorsun?
Bugün yeni bir kavram öğrenmeyeceğiz. Bugün öğrendiklerini toparlayacağız.
Yedi gün önce, bu programa başlarken, bir sen vardı. O sen — sorular soruyordu, ama cevapları bilmiyordu. Kendine bakmak istiyordu, ama nasıl bakacağını bilmiyordu. İçinde bir şey olduğunu hissediyordu, ama onun adını koyamıyordu.
Bugün — o sen değilsin. Daha ne kadar olduğunu bilmiyor olabilirsin. Belki fark bile etmemişsindir. Ama değiştin. Bir yapılanma oldu. Bir şeyler — içeride, belki de henüz sözlere dökülmemiş şeyler — yer değiştirdi.
Bugün toparlayıcı bir gün. Geriye bakıp göreceğiz. Bundan sonrası için niyetini yazacağız. Ve bedenini dinlendireceğiz — çünkü bu bir haftalık yolculuk bedeni de çalıştırdı.
Bir hafta az değildir.
Bir hafta çok şey demek olabilir —
eğer dürüstçe yaşanmışsa.
Bugün yeni bir şey yok. Bugün olduğunla buluş.
Kimlik inşası ivmelenerek işleyen bir süreç değildir. Sindirme süreçleri vardır. Sindirmek, yeni bir şeye koşmaktan daha değerlidir.
Üç soruyla bir haftayı sindireceğiz.
Sonra bedenin dinlenmek için
kendine zaman açacak.
Bu hafta en çok şaşırdığın fark ediş hangisi oldu? Hangi "aaa, demek öyleydi" anın en güçlüydü?
Bu hafta seninle başka bir şey olmuş olabilir — bedende, duyguda, düşüncede. Küçük bir değişim bile olabilir. Ne olduğunu yaz.
Önümüzde iki hafta var. Kimlik fazı biraz daha sürecek, sonra Kapasite fazına geçeceğiz. Bu yolun sonunda — kendine nasıl bakmak istersin?
Yazdıklarına dokunma.
Sadece yazdığını yaz. Mükemmel olmasına gerek yok.
Bu yolculukta bir haftayı tamamladın.
Çoğu insan başlamaz. Bazısı başlar, bırakır.
Sen — devam ediyorsun.
Bu nefes dengeli ve kolay. Bir hafta emek verdiğin bedenine bir hediye. Her alışta aldığımı sindiriyorum, her verişte bırakmam gerekeni bırakıyorum.
Bir hafta tamamlandı.
Ve daha iki hafta var.
En güzeli — daha yeni başlıyor.