Sana gelen ile
barış yap.
Dağınıklığın üç türünü tanıdın. Tek odağını seçtin, diğerlerini geçici olarak raflığa kaldırdın.
Şimdi bir soru: Hak ettiğine inanıyor musun?
Çoğu yüksek kapasiteli kadının en derin sorunu budur. Çalışırlar — çok. Üretirler — çok. Verirler — çok. Ama aldıkları zaman... işte orada duraklarlar. Para geldiğinde içlerinden bir ses "bu kadarı bana fazla" der. Başarı geldiğinde "hak etmedim galiba" der. Sevgi geldiğinde "beni bir yanlış anladı" der.
Bu — bolluk kapasitendir. Ve bolluk kapasitesi düşük olan insan — ne kadar çalışırsa çalışsın, eline gelen her şey el altından gider. Para gelir, biter. Fırsat gelir, kaçar. Sevgi gelir, kayar.
Bugün bu meseleye cesurca bakacağız. Çünkü — son hafta boyunca bir şey fark ettim sende: sen hak ediyorsun. Ama sen henüz buna inanmıyorsun.
Hak etmediğine inandığın her şeyi —
hayat sana tutamaz halde veriyor.
Bolluk sadece para değil. Dört ayrı alan var — her biri ayrı bir kas.
Para, kaynak, gelir. Sana uygun miktarda gelmesi, tutman, artması. İhtiyaçların rahatça karşılanması.
"Param olursa bozarım." "Bu kadarı bana fazla." "Kazansam da erirken görürüm."
Sevgi, ilgi, saygı, destek. Senin etrafında — seni besleyen insanların olması. Yalnız olmadığın.
"Kimseyi rahatsız etmek istemiyorum." "Bana değer veremezler." "Güvenemem."
Tanınma, takdir, görünürlük, fırsat. Emeklerin karşılığı görünen, gelen, konuşulan.
"Benim işim değersiz." "Başkaları daha iyisini yapıyor." "Hak etmedim, şansım oldu."
Kendine zaman — dinlenmek, düşünmek, olmak. Acelesiz yaşamak. Boş alanlarının olması.
"Oturamam." "Bekleyen işler var." "Bu saatte dinlenmek israf olur."
Dört alanda hak ettiğine inanmadan —
hiçbirinde bollukta yaşayamazsın.
Bugün — dört alandan birinde hak etme hissini tanıyacaksın. Sonra bir hak belgesi yazacaksın.
Hak belgesi, kendin için kendinden aldığın bir onaydır. "Evet, buna hakkım var" diyen bir cümle. Beden bunu tekrar ede ede öğrenir — ve bir süre sonra inanmaya başlar.
En çok zorlandığın bolluk alanında
kendine bir hak belgesi yazacaksın.
Küçük ama kesin.
Dört alanda — kendine ne kadar hak veriyorsun?
IDört bolluk alanından (maddi, ilişki, başarı, zaman) hangisinde en çok zorlanıyorsun? Orada hak etmediğini düşünmene sebep olan ne?
IISon zamanlarda sana bir şey verildi (para, iltifat, fırsat, sevgi...) — ve sen alamadın. Ne oldu? Neyi reddettin ya da küçülttün?
IIIHayatın sana açıkça bir şey sunsa — "al bunu, senin" dese — şimdiden ne istersin? Küçültme, filtrene takılma, sadece söyle.
Yazdıkların dürüst olsun. Kimse okumayacak.
Kendinden kendine — net, kısa, açıklamasız.
Hak belgesi basit bir cümleyle başlar: "Benim bunu hak etmeye hakkım var."
Sonra ne olduğunu yazarsın. Ve bir kaç cümle ekleyebilirsin — nedenini. Ama hak ettiğini kanıtlamaya çalışma. Sen zaten hak ediyorsun.
Örnek: "Benim para kazanmaya ve onu tutmaya hakkım var. Çünkü yıllardır emek verdim. Ve emek versem de vermesem de — bu varoluşsal bir haktır. Hayat hepimize sunuyor. Ben de aldığını tutmaya hakkım olan biriyim."
Şimdi sen yaz. Kendine.
Bu belgeyi her gün bir kere oku.
Beden tekrar ede ede — inanır.
Hak belgeni yazdın. Şimdi birkaç derin soru.
Bu nefes almayı öğretir. Alış uzun, veriş kısa. Çoğumuz ters yapıyoruz — verirken açıyoruz, alırken kasılıyoruz. Bu nefes bunu tersine çeviriyor.
Hak ettiğin her şey —
önce inandığında gelir.