İki hafta önceki sen —
bu yüzü tanımazdı.
Bugün durup bakıyoruz. Yeni bir kavram yok, yeni bir iş yok. Sadece dinlenme ve toparlama.
İki hafta önce başladığında bir sen vardı. Birinci haftanın sonunda, Gün 7'de, ilk kez durup baktın. Şimdi — ikinci haftanın sonundasın. Kimlik fazını tamamladın. Kapasite fazına girdin. Kabının büyüklüğünü ve deliklerini gördün. Hayır demenin dört alanını tanıdın.
Ve bu iki hafta içinde — fark etmediğin bir sürü şey yaşandı sende. Küçük sezgiler, yeni tutumlar, bedeninin yumuşaması, bir iki yerde daha fazla nefes — hepsi birikti.
Bugün toparlayacağız. Sonra — Kapasite Fazı'nın ikinci haftasına, yeni bir ritm ile gireceksin.
On dört gün.
Bir ömürde çok değil.
Ama bir dönüşümde — çok.
Gün 7'de üç soru sordun. Bugün dört. Bir fark var — çünkü sen artık fazla daha derinsin.
On dört gün, birçok şeyin içine yerleştiği zamandır. Bir alışkanlık kurmak için 21 gün gerekir derler — sen üçte iki yolundasın. Kimliğin yeniden görüldü, kapasiten açılmaya başladı. Geri kalan yedi gün — pekiştirme.
Dört soruyla iki haftayı sindireceğiz.
Sonra bedenin teşekkür etmek için
kendine zaman açacak.
Bu iki hafta içinde — içinde bir şey açıldı. Bir kapı, bir ses, bir fark ediş. En önemlisi hangisi?
Bırakmak istediğin ama henüz bırakamadığın bir yük var mı? Bunu görmek, bırakmaya ilk adımdır.
İki haftadır nefesle, farkındalıkla çalışıyorsun. Bedenin — bu saatte — neyi farklı hissediyor?
Önünde yedi gün kaldı. Bu yedi günün sonunda — ne olmasını istersin? Küçük bir dilek olabilir.
Yazdıklarına dokunma. Sadece yaz, sonra bırak.
Bedenin zaten biliyor ne bildiğini.
On dört gün.
İki haftadır kendinle kalıyorsun.
Bu, bizim dünyamızda — çok değerli bir şey.
Bu nefes hafiftir, kolaydır. Her alışta bedenine, her verişte kendine — teşekkür ediyorsun. On dört gün birlikte yürüdünüz.
İki hafta tamamlandı.
Son hafta — en güçlüsü olacak.