Gerçek manipülasyon fısıltıyla gelir - görünmeyeni görünür kılmak
Gerçek manipülasyon genellikle fısıltıyla gelir. Bağırmaz, sizi yavaş yavaş kendi gerçekliğinizden koparır. Bu derste görünmeyeni görünür kılacağız.
Siz bir haksızlığa uğradığınızı dile getirdiğinizde, birden onların ne kadar dertli, hasta veya yorgun olduğunu dinlerken bulursunuz kendinizi.
Amacı: Sizin haklı talebinizi suçluluk duygusuyla bastırmak.
İlişkinin başında sizi övgüye boğarlar. "Sen benim ruh eşimsin", "Kimse beni senin gibi anlamadı."
Amacı: Sizi dopamin bağımlısı yapmak.
Sizi sürekli başkalarıyla kıyaslarlar: "Eski eşim/arkadaşım bu konuda çok anlayışlıydı."
Amacı: Sizi yetersiz hissettirip, onların onayını almak için yarışa sokmak.
Sorun konuştuğunuzda cevap vermezler, odayı terk ederler veya günlerce küserler.
Amacı: Sizi değersiz hissettirip "lütfen benimle konuş" diye yalvartmak.
Eğer bu 5 "Kırmızı Bayrak" (Red Flag) varsa, orada bir güç oyunu vardır:
Bilimsel olarak bağırsaklarımız (enteric nervous system), Vagus siniri aracılığıyla beynimize tehlike sinyallerini mantığımızdan çok daha hızlı iletir. Biz buna "içime sinmedi" diyoruz.
Şüpheli bir konuşma içindeyken veya bir taleple karşılaştığınızda:
Adımlar:
Mantığınız "Ne var canım bunda?" olsa bile, Vagus sinirinizin "tehlike" uyarısına saygı duymayı öğreneceğiz.
Bu hafta boyunca yaşadığınız etkileşimlerde "ne söylendiğine" değil, "nasıl hissettiğinize" odaklanın.
"Manipülasyon karanlıkta büyür, üzerine ışık tuttuğunuzda (adlandırdığınızda) gücü zayıflar. Bugün o sinsi fısıltıların adını koyduk. Bir sonraki derste, bu oyunlara karşı ilk savunma hattımızı (Psikolojik Antikorları) kuracağız."