Kadına Biçilen Roller: “Şefkatli Ol” mu, “Şehvetli Ol” mu?
İlişkilerde Çelişkili Öğütlerin Görünmeyen Yüzü**
Son zamanlarda danışanlarımdan gelen boşanma başvurularında belirgin bir artış var.
Birçok kişi aynı cümlelerle geliyor:
“Ben kullanılmışım… Artık boşanayım.”
“Uyandım. Ne yaşadığımı yeni fark ediyorum.”
Bu cümleler o kadar sık tekrarlandı ki, uzun zamandır zihnimde dönüp duran bir konuyu artık yazıya dökme zamanı geldiğini hissettim.
Çünkü insanların fark ettiği şey sadece evliliklerindeki sorunlar değil;
o sorunların içine nasıl yerleştirildikleri, hangi rollere itildikleri ve hangi kalıpların içinde kendilerini kaybettikleri…
Ve tam burada dikkatinizi çekmek istediğim çok önemli bir nokta var.
---
1. Kadınlara Verilen Çelişkili Öğütlerin Arka Planı
Yıllardır kadınlara ilişki adına verilen öğütler iki uç noktada dolaşır:
Bir grup der ki:
“Şefkatli ol. Yumuşak ol. Fedakâr ol.”
Diğer grup der ki:
“Şehvetli ol. Fazla şefkat gösterme. Ateşli ol ki adam gitmesin.”
İki tavsiye tamamen zıt görünür ama aslında aynı merkeze hizmet eder:
👉 Kadın kendini sürekli erkeğe göre ayarlasın.
Duygusu, tavrı, duruşu, enerjisi… Hepsi bir role sıkıştırılsın.
---
2. Bu Söylemlerin İçindeki Gizli Korku: “Adam Gider”
Bu kalıpların merkezinde hep şu tehdit vardır:
Şefkatli olmazsan gider.
Fazla baskın olursan gider.
İlgi göstermezsen gider.
Fazla uyumlu olursan gider.
Şehvetli olmazsan gider.
Fazla iyi olursan gider.
Sanki kadın bir ayarı tutturamazsa ilişki kendiliğinden dağılacakmış gibi…
Oysa bilimsel olarak:
Aldatma, kopma veya uzaklaşma kişinin sorumluluğudur.
Kişinin karakteri, değerleri, psikolojik olgunluğu ve seçimleriyle ilgilidir.
Bir insan bir ilişkiyi terk ediyorsa, bu kadının doğru “rolü” yakalayıp yakalamamasıyla ilgili değildir.
---
3. Peki Bu Çelişkili Öğütlerden Kim Yaralanıyor?
İşte önemli soru bu.
Çatırdayan, güveni kırılmış, kendine yabancılaşmış kadınlardan kimler besleniyor?
toksik ilişki kalıpları
manipülasyonla yöneten kişiler
ataerkil baskı sistemleri
kadınların özgüvensizliğinden güç alan yapılar
korku söylemleri üzerinden kontrol kuran çevreler
Kısacası:
Kadın kendini güçlü ve farkında oldukça birçok sistem zayıflar.
Kadın kendinden şüphe ettikçe birçok sistem güçlenir.
---
4. Gerçek Şu: Ne Şefkat Ne Şehvet İlişkiyi Tek Başına Kurtarır
Sağlıklı ilişkilerde hiçbir ekstrem davranış belirleyici değildir.
Ne “aşırı şefkat” ilişkiyi ayakta tutar,
ne “aşırı şehvet” ilişkiyi garanti eder.
Bir ilişkiyi sürdüren şeyler basit ama nettir:
iletişim
saygı
sadakat
sınırlar
duygusal olgunluk
karşılıklı sorumluluk
İlişi̇yi taşıyan iki yetişkindir, tek taraf değil.
---
5. Kadının Gerçek Yeri Rol Değil, Bütünlüktür
Kadın; bir role sıkıştırılması gereken biri değildir.
Kendine ait bir varoluşu, duruşu, değerleri ve iç sesi vardır.
Bu bütünlük içinde:
zaman olur şefkatlidir
zaman olur tutkudur
zaman olur nettir
zaman olur susar
zaman olur konuşur
Ama bunların hiçbiri “adam gider” korkusuyla değildir.
Kişiliğin doğal akışından doğar.
Sonuç: Farkındalık Başladığında Eski Kalıplar Çöker
Danışanların “uyandım” demesi tesadüf değil.
Bilinç yükseldikçe kadınlar artık şunu görüyor:
Ben rol değilim.
Ben bir bireyim.
Ve bir ilişki iki kişinin yetişkin sorumluluğuyla yürür.
Toplumun yıllardır sunduğu çelişkili ilişki öğütleri fark edildiği anda etkisini kaybeder.
Çünkü gerçek şu:
Kadın kendini bilir, sınırlarını korur ve kendi bütünlüğünde durursa —
hiçbir manipülasyonun hükmü kalmaz.
Yazılarımı eposta ile almak için üye olun.