“Allah Bile Bilemez” Diyen Biri Eğitim Satarken…
Peki Her Şeyin Allah’ın Bilgisi Dahilinde Olduğunu Bilen Bizler Neyi Tamamlarsak Gerçek Kazanca Ulaşırız?
Sorunun iki katmanı var:
Birinin Allah’ın ilmini inkâr eder gibi konuşup bununla övünmesi.
Bizim, Allah’ın her şeyi bildiğine inanırken nasıl bir bilinçle kazanç üretmemiz gerektiği.
Önce ölçüyü netleştirelim.
1) Allah’ın İlmi Mutlaktır
Kur’an bu konuda açıktır:
“Gaybın anahtarları O’nun katındadır; onları O’ndan başkası bilmez.”
(En‘âm 6/59)
“O, yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey O’ndan gizli kalmaz.”
(Sebe 34/3)
Allah’ın ilmi zamanla sınırlı değildir.
Olmuşu, olanı ve olacak olanı kuşatır.
Dolayısıyla “Allah bile bilemez” ifadesi,
tevhid inancıyla bağdaşmaz.
Bu söylem ya cehaletten ya da insan merkezli kibirden doğar.
2) Peki Biz Ne Yaparsak Gerçek Kazanca Ulaşırız?
Asıl mesele burası.
Bir başkasının sözünü düzeltmek değil,
kendi bilinç bütünlüğümüzü tamamlamak.
Gerçek kazanç için tamamlanması gereken dört temel alan var:
A) Tevhidi Bilgi → Tevhidi Bilince Dönüştürmek
“Allah bilir” demek yeterli değildir.
Bunu yaşamak gerekir.
Başarıyı kendine mal etmemek
Geleceği kontrol edemeyeceğini bilmek
Her sonuçta ilahi takdiri görmek
“Başınıza gelen her musibet, Allah’ın izniyledir.”
(Teğâbün 64/11)
Bu bilinç kibri törpüler.
B) Niyeti Arındırmak
Aynı işi iki kişi yapabilir:
Biri gösteriş için, biri rıza için.
“Onlar, dinlerini Allah’a has kılarak ibadet etmekle emrolundular.”
(Beyyine 98/5)
Eğitim satmak haram değildir.
Bilgi karşılığında ücret almak meşrudur.
Ama niyet;
Güç göstermek mi?
İnsanları etkilemek mi?
Yoksa hakikate hizmet mi?
Gerçek kazanç burada belirlenir.
C) Emanet Bilinci
Bilgi bir emanettir.
İnsan ruhuna dokunmak daha büyük bir emanettir.
“Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline vermenizi emreder.”
(Nisâ 4/58)
Eğer kişi kendini mutlak bilgi kaynağı gibi konumlandırıyorsa,
emaneti kişiselleştiriyor demektir.
Gerçek kazanç,
bilgiyi sahiplenmekte değil,
emaneti korumaktadır.
D) Gizli Şirkten Arınmak
En kritik tamamlanma buradadır.
Gizli şirk şu şekilde ortaya çıkar:
Başarıya güvenmek
Sisteme güvenmek
Stratejiye güvenmek
Kendi zekâsına güvenmek
Ama Allah’a tevekkül zayıfsa,
orada kalpte kayma başlamıştır.
“Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur.”
(En‘âm 6/17)
Gerçek Kazanç Nedir?
Kur’an’a göre gerçek kazanç:
“Kim Allah’a ve Resûlü’ne itaat ederse, işte o büyük bir kurtuluşa ermiştir.”
(Ahzâb 33/71)
Bu kazanç:
Kalp selameti
Amelin kabulü
Bereket
İç huzur
Maddi kazanç bunun sonucu olabilir.
Ama asla ölçüsü değildir.
Sonuç
Birisi inkâr ederek satabilir.
Birisi kibirle kazanabilir.
Birisi gösterişle büyüyebilir.
Bu mümkündür.
Ama kalıcı ve hakiki kazanç için tamamlanması gereken şey şudur:
→ Bilgi ile iman arasındaki bütünlük.
→ Kazanç ile ihlâs arasındaki denge.
→ Hizmet ile tevazu arasındaki uyum.
Gerçek kazanç;
çok satmak değil,
Allah katında eksiksiz çıkabilmektir.
Yazılarımı eposta ile almak için üye olun.