Halk arasında âyet, Kur'an sûrelerindeki kısa cümleler olarak bilinse de kelime manası; delil, alâmet ve işaret demektir. Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden her şey aslında bir âyettir.
Yazılı olan, vahiyle indirilen Kur'an âyetleridir.
Yaratılan kâinat âyetleridir. Kevnî, "Allah'ın 'Ol' demesiyle olan" demektir. Kâinat ise bu oluşların sürekli devam ettiği muazzam bir sahnedir.
Tabiat: Kâinat bir matbaaya benzetilir; "Ol" emriyle başlayan "tab" etme (basılma) işlemi sürekli devam etmektedir.
Doğa: "Ol" emriyle başlayan doğumun, oluşun sürekli devam ettiğini ifade eder.
Kur'an Âyetleri
(Parmak)
Kâinat Âyetleri
(Hedef)
İşaretin amacı: Yazılı âyet (Tenzilî), bizi yaratılan âyete (Kevnî) götürür. İkisi arasındaki bağı kuramayan insan, tabelaya bakıp yolu yürümeyen yolcuya benzer.
Efendimiz (sav) buyuruyor ki: "Sizin en hayırlılarınız, görüldükleri zaman Allah hatırlanan kimselerdir."
Yani insanın kendisi de bir âyet gibi "Bana bakma, beni Yaratan'a bak" demelidir.
İnsan, Allah'ın en büyük âyetidir. Danışanımıza yaklaşırken, onun içinde gizli olan o ilahi işareti keşfetmeye çalışırız.
Koç olarak görevimiz, danışanımızın kendi içindeki âyeti fark etmesine yardımcı olmak ve "Allah'ı hatırlatan" bir duruş sergilemektir.
Sorum şu: Bugün kendi hayat kitabınızda, Allah'ın size bir parmak gibi işaret ettiği ama sizin sadece o parmağa (sebebe) takılıp kaldığınız, arkasındaki muradı "görmediğiniz" âyet hangisi?
İşaret edilen o muazzam hakikati görmeye hazır mısınız?