Sen dışarıya "Tabii, olur" diyerek gülümsediğin an, beynin aslında savaşman gerektiğini bildiği için böbrek üstü bezlerine emir verir: "Adrenalin salgıla, kasları ger!" Ama sen o öfkeyi, o itirazı dışarı vuramayıp içeri hapsettiğin için, o devasa enerji gidecek yer bulamaz.
Sınır çizemediğin her an, sinir sistemin "istila" altında hisseder. Bu sadece psikolojik değil, biyolojik bir gerçektir.
Sağlıklı bir "Hayır", aslında sinir sisteminin o orta katının, yani Sempatik (Savaşçı) katın en yapıcı, en asil kullanımıdır. Biz genelde bu katı "kavga etmek" veya "saldırmak" sanırız. Hayır! Bu enerji, senin "Ruhunun Muhafızıdır".
Sen bu enerjiyi başkasına saldırmak için değil, kendi sınırlarını bir kale duvarı gibi örmek için kullanmayı öğrenmelisin.
Mücevheri düşün; neden bu kadar kıymetlidir? Çünkü dışarıdan gelen darbelere karşı bir sertliği, bir duruşu, bir sınırı vardır. Eğer elmas yumuşak olsaydı, mücevher olamazdı.
Bu egzersiz, hapsolmuş "savaş" enerjisini sarsılmaz bir koruma kararlılığına dönüştürür. Bedeninle "Dur" demeyi öğrendiğinde, ruhun da özgürleşir.
1. Topraklanma – Savaşçı Duruşu: Ayaklarını omuz genişliğinde aç, dizlerini hafif bük. Ellerini kalçana koy. Göğsünü aç, omuzlarını geriye yuvarla. Derin nefes al ve "Ben buradayım, alanım benim" de.
2. El ile Sınır – Koruma Kalkanı: Önce bir elini, sonra iki elini avuç içlerin dışarı bakacak şekilde göğsünün hizasında öne doğru uzat. Bu bir "Dur, buraya kadar" işaretidir. Nefes al, nefes verirken kararlılıkla duruşunu koru. 3 kez tekrarla.
3. Sesle Sınır – "HAYIR"ın Sarsılmaz Tonu: Derin nefes al ve diyaframını kullanarak "HAYIR" de. Sesin kararlı, sakin ama sarsılmaz olsun. 4 kez tekrarla. Ardından "BURASI BENİM ALANIM, GİRİŞ YOK" de.
4. Beden Duruşu – Kale Duvarı: Ellerini göğsünde kavuştur veya kalçana koy. Gözlerini kararlı bir noktaya dik. Ayaklarını yere sağlam bas. 30 saniye bu duruşta kal. Nefesini yavaşlat, bedenindeki güçlenmeyi hisset.
5. Yumuşama – Güvenli Liman: Ellerini kalbinin üzerine koy. Derin bir nefes al ve "Sınırlarım sağlam, artık güvendeyim" de. Kaslarını gevşet, omuzlarını indir.
Kendi sınırını çizemeyen, kendi merkezini bulamaz. Bugün o hapsolmuş savaşçı enerjisini, seni yakıp yıkan bir öfkeden, seni koruyan sarsılmaz bir kararlılığa dönüştürüyoruz.
Bedeninle "Dur" demeyi öğrendiğinde, ruhun da özgürleşir. Hayır demek, biyolojik bir güçtür. Bu gücü kendi kaleni inşa etmek için kullanmaya hazır mısın? Sınırlarını çizdiğin her an, içindeki mücevher daha da parlar.