Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin
Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin
Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin
Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin
Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin
Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin
Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin
Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin · Cevherden Mücevhere · Kerime Ergin
Anneler Günü Hediyesi
Sonucu Bırak, Yola Bak
çaba ve tevekkül arasında bir kalp yolculuğu
Gün Beş — zirve

Deveni
Bağla

Önce bağla, sonra tevekkül et.
Beş günün sentezi, kalbin dengesi.

son güne hoş geldin
Kerime Ergin
i
Açılış

Beş günün sentezi

Bugün sıradan bir gün değil. Hem yolculuğumuzun zirvesi, hem Anneler Günü, hem de beş günün özünün bir araya geldiği gün.

Dört gün önce Niyet ile başladık. Kalbimizin yönünü seçtik. Sonra Beklenti Haritasını çıkardık — taşıdığımız yükleri gördük. Ardından Veren'e baktık — kalbimizin asıl muhatabını aradık. Dün Durabilmeyi öğrendik — sessizliğin nasıl bir mihrab olabileceğini.

Ve bugün, hepsinin birleştiği yerdeyiz: Hz. Peygamber'in (s.a.v.) mübarek hadisi: "Önce deveni bağla, sonra tevekkül et."

Bu hadis, başlangıçta sorduğumuz tüm soruların cevabını taşıyor:

"Çabalıyorum, ama gerçekten bırakabiliyor muyum?"
"Bırakmaya kalktığımda, tembellik mi yapıyorum?"
"Allah'a mı teslim oldum, kazanca mı?"

Bütün bu sorular, aslında tek bir gerçeğin etrafında dönüyor: Çaba ile tevekkül nasıl bir arada olur?

İşte bugün, o cevabı yan yana koyacağız. Hadisin derinliğine ineceğiz. Bilim ile akideyi buluşturacağız. Ve en önemlisi — Anneler Günü'nde, bu hadisin nasıl da bir anne kalbinin özü olduğunu göreceğiz.

Kerime Ergin
02
Bir Hadis, Bir Bilgelik

"İ'kılhâ ve tevekkel"

Hadisin tam hikâyesi şöyledir. Bir bedevi, devesini açıkta bırakıp Hz. Peygamber'in (s.a.v.) yanına gelmiş.

Hz. Peygamber sormuş: "Deveni nereye bıraktın?"

Bedevi: "Allah'a tevekkül ettim, salıverdim."

Hz. Peygamber: "İ'kılhâ ve tevekkel."

— "Önce onu bağla, sonra tevekkül et."

— Hadis-i Şerif —

"İ'kılhâ ve tevekkel"

"Önce deveni bağla,
sonra Allah'a tevekkül et."

— Tirmizî, Sünen, Kıyâmet 60

Bu üç kelime, kıyamete kadar Müslümanın hayat felsefesini özetler. Çünkü çoğu zaman iki uca düşeriz:

Birinci uç — Aşırı çaba: "Her şeyi ben yapmalıyım, kontrol bende olmalı." Bu kişi, devesini bağlar, sonra başında bekler. Tevekkül etmez. Yorulur, tükenir, gücü tükendiğinde panik yaşar.

İkinci uç — Sahte teslimiyet: "Allah ne dilerse o olur, ben ne yapayım." Bu kişi, devesini açıkta bırakır. Çabalamaz. "Tevekkül ettim" der ama aslında sorumluluktan kaçmıştır. Deve kaybolunca da sürpriz olur.

Hz. Peygamber'in (s.a.v.) öğretisi: İkisi de değil. Doğrusu — önce bağla, sonra tevekkül et. Çaba ve tevekkül, ardı ardına; iç içe.

Kerime Ergin
03
Anneler Günü

Bu hadis,
anne kalbinin özüdür

Anne olmak, Hz. Peygamber'in bu hadisini yaşamaktır. Belki de bu yüzden, anneler bu yolu en iyi anlayanlardır.

Bir anneyi düşün. Çocuğu için her şeyi yapar. Sağlığına dikkat eder, güzelce besler, eğitir, dua eder, gece yarıları onu sayıklayarak uyanır. Bir günü bile boşa geçmez — bağlar.

Ama aynı anne, çocuğu büyürken bir noktada fark eder: artık her şey onun elinde değil. Çocuk büyür, kendi kararlarını alır, hatta hata yapar. Anne ne yapar?

İki seçeneği var: Ya kontrol etmeye devam edecek, çocuğu boğacak, yorgunluktan tükenecek. Ya da — elinden geleni yapmış, dua etmiş bir anne — gerisini Allah'a emanet edecek.

İkincisi tevekküldür. Ama dikkat et: Önce bağladı. Yani çabaladı, hizmet etti, dua etti. Sonra teslim etti.

— Anneler Günü Hediyesi —

Bağlamak — sevdiğin için her şeyi yapmak.

Tevekkül — sonra emanet etmek.

İkisi birlikte. İhtimam ve emanet.
İşte anne kalbinin özü budur.

Bizim yolumuz da budur. Niyet ettik (Gün 1). Beklentilerimizi gördük (Gün 2). Veren'e baktık (Gün 3). Durabildik (Gün 4). Şimdi bağlıyoruz, sonra tevekkül ediyoruz (Gün 5).

Belki de bu yüzden Anneler Günü'nü seçtim — bu hadisin manasını en iyi taşıyan kişiler için. Sadece biyolojik anneler değil; kalbi annelik üreten her kadın için.

— Ayna Sorusu —

Sevdiğin bir şey için
bağlıyor musun, sonra emanet ediyor musun?
Yoksa hâlâ ipi tutuyor musun?

Kerime Ergin
04
Senin Aynan

İpin diğer ucu

Sen başlangıçta dedin ki: "Bırakabilmeyi de bağlıyorum." Bu cümle, bütün yolculuğumuzun aslında özü.

Çünkü gerçekten bırakmak — devenin ipini elinden bırakmak demektir. Sadece kazığa bağlamak yetmez. İpin diğer ucunu da elinden bırakman gerekir.

Bir Sahne

Çabalarken hâlâ tutmak

Bir içerik hazırladın. Saatlerini verdin, kalbini koydun. Paylaştın — niyetin temizdi, "değer üretmek istiyorum" diye başladın.

Şimdi dur. Kendine sor: paylaştıktan sonra kaç kez telefonu kontrol ettin? Etkileşimi kaç kez baktın? "Şu kadar görüldü mü?" diye iç sesin kaç kez konuştu?

Devesini bağladın — yani işini yaptın. Ama ipin diğer ucunu hâlâ tutuyorsun. Bu, tevekkül değil — kontrolün manevi maskesi.

Hz. Peygamber'in hadisi sadece "deveni bağla" demiyor. Bağlamayı emrediyor — ama hemen ardından "sonra tevekkül et" diyor. Tevekkül, bağladıktan sonra ipi salmak demek.

İpi salmak, çabasız olmak değildir. Çaba zaten yapıldı. Bağlama zaten gerçekleşti. Şimdi sadece — sonucu O'na bırakmak.

Bağladığın deveyi
her gün kontrol ediyorsan,
aslında tevekkül etmemişsindir.
Bir Test

Senin "tevekkül testin"

Şunu kendine sor: Bir iş yaptıktan sonra, sonucu görmeden 24 saat geçirebilir misin? Sonuca bakmadan, kontrolsüz, sadece kendi işinle?

Eğer cevap "hayır"sa — ipin diğer ucunu hâlâ tutuyorsun demektir. Ve bu çok yaygın bir hâl. Yargılayacak bir şey değil — sadece görmen gereken bir şey.

Çünkü ipi salabilen kalp, dünyanın en hafif kalbidir.

Kerime Ergin
05
Kadim Bilgelik

Tevekkülün üç katmanı

İmam Gazali, "İhyâu Ulûmiddîn"de tevekkülün üç katmanını anlatır. Bunları bilmek, kendi mertebeni anlamana yardım eder.

Birinci katman: Müşterinin tevekkülü

Vekiline güvenen müşteri gibi tevekkül. "Bu işi sen yap, ben karışmayayım" diyebilen ama hâlâ "acaba doğru yaptı mı?" diye merak eden kalbin tevekkülü. Çoğumuz buradayız. Bağlıyoruz, ama sürekli kontrol ediyoruz.

İkinci katman: Çocuğun annesine tevekkülü

Bir bebek annesinin kucağındadır. Düşünmez "anne beni tutuyor mu?" Sadece tutulduğunu hisseder. Bu daha yüksek bir mertebedir. Burada kalp, Allah'ı düşünerek değil — Allah'a yaslanarak yaşar. Hisseder, ama sorgulamaz.

Üçüncü katman: Ölünün gusledenine tevekkülü

Tasavvuf büyüklerinin verdiği en derin örnek. Ölü, kendisini yıkayanın ellerinde tamamen teslim olmuştur. Hiçbir hareketi, hiçbir itirazı, hiçbir tercihi yoktur. Bu, mutlak teslim. Hz. Eyüp'ün, Hz. Yakup'un yaşadığı makam.

Çoğumuz birinci katmandayız. Bağlıyoruz, sonra "doğru yaptım mı, yapmadım mı?" diye düşünmeye devam ediyoruz. İkinci katman, bilinçli bir pratiktir — bilinçli olarak Allah'a yaslanmayı seçmek. Üçüncü katman, ömrün işidir.

"Ve men yetevekkel alâllâhi fe-hüve hasbüh"
"Kim Allah'a tevekkül ederse, O ona yeter."
— Talâk Sûresi, 3

Ayet, "yeter" diyor. Yani tevekkül eden kalp, başka bir şeye muhtaç olmaz. Ne sürekli kontrol etmeye, ne sürekli endişelenmeye, ne sürekli sonuçları takip etmeye. O yeter.

"İnnallâhe yühibbü'l-mütevekkilîn"
"Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever."
— Âl-i İmrân Sûresi, 159

Burada çok ince bir şey var. Allah, tevekkül edenleri "sever" diyor. Yani tevekkül, sadece bir görev değil — Allah'ın sevdiği bir hâl. Tevekkül eden kalp, Allah'ın sevgisine doğrudan dokunur.

İmam Şâfiî'den
"Aklını kullan, çabanı koy, sonra Allah'a tevekkül et. Çünkü tevekkül, akılsızlık değildir; aklını O'na teslim etmektir."
— İmam Şâfiî, IX. Yüzyıl

Bu söz çok kıymetli. Tevekkül, akılsızlık değildir. Aklı kullanmamak, çabalamak değildir. Aksine — aklı en iyi şekilde kullandıktan sonra, sonucu O'na bırakmaktır. Çünkü akıl ve çaba ne kadar güçlü olursa olsun, sonucun yaratıcısı yine O'dur.

Kerime Ergin
06
Bir Tuzak

Sahte tevekkül,
gizli kontrol

Manevi yolda olan kişilerin sık düştüğü bir tuzak vardır. Buna "sahte tevekkül" denir. Adlandırmak önemli — çünkü adlandırılmayan bir şey, görülmez; görülmeyen, düzeltilemez.

— Dikkat —

"Allah'a bıraktım" cümlesinin yanılsaması

Bazen ağzımızla "Allah'a bıraktım" deriz, ama kalbimizde hâlâ ipin ucunu tutarız. Sürekli kontrol ederiz, sürekli düşünürüz, sürekli endişeleniriz — ve buna "tevekkül" deriz.

Bu sahte tevekküldür. Sözde teslim, kalpte kontrol. Ve genellikle, gerçek tevekkülden daha yorucudur — çünkü hem çabanın yorgunluğunu, hem de "tevekkül ediyorum" performansını birden taşırız.

Sahte tevekkülün belirtileri:

  • "Allah'a bıraktım" diyorsun ama gece gece sonucu düşünüyorsun
  • Bir iş yaptın, ama sonucu görmeden saatte bir kontrol ediyorsun
  • "Hayrlısı olsun" diyorsun, ama içinde tek bir hayır görüyorsun
  • Dua ediyorsun, ama duan boş çıkmazsın diye gizlice planlıyorsun

Bunlar yargılanacak şeyler değil. Çoğumuz bu hâlleri yaşarız. Önemli olan görmek, görüp gülümsemek, sonra ipi yavaşça salmaya başlamak.

Sahih tevekkülün belirtileri

Peki gerçek tevekkül nasıl hissedilir?

  • Çabanı koyduktan sonra bedenin gevşer
  • Sonuç gelmediğinde de "hayır vardır" diyebilirsin — gerçekten
  • Beklerken bile huzurlusundur, çünkü beklediğin Sahibi'nde
  • "Olmadı" dediğinde, kırılmıyorsun — sadece "Sen daha iyisini biliyorsun" diyorsun

Bu hâle bir günde gelinmez. Ama yola çıkmak — yani niyet etmek, fark etmek, çalışmak — başlı başına bir lütuftur.

Kerime Ergin
07
Bedenin Hatırladığı

Çaba ve teslim —
bilim ne diyor?

Modern bilim, "bağla ve tevekkül et" hadisinin nasıl da nörobiyolojik bir gerçeği yansıttığını gösteriyor. Çünkü beden ve sinir sistemi, tam da bu denge için yaratılmış.

Stres Araştırmaları

Kontrol illüzyonu ve tükenmişlik

Yale Üniversitesi'nin araştırmaları gösteriyor ki sürekli "kontrol etme" ihtiyacı, kronik stresin temel sebeplerinden biri. Beyin, kontrol edemediği şeyleri sürekli izlediğinde — kortizol salgılanır, bağışıklık zayıflar, kalp ritmi düzensizleşir.

Yani bağladıktan sonra ipi salmamak, sadece manevi bir mesele değil — bedeni hasta eden bir hâl. Tevekkül, bedensel bir şifa olarak da yaratılmış.

Allostatic Load

Sürekli kontrolün bedeli

Bruce McEwen'in geliştirdiği "allostatik yük" kavramı, sürekli stres altında olan bedenin nasıl yıprandığını gösterir. Çabaya ek olarak "sonucu sürekli izlemek" getirildiğinde, allostatik yük katlanır.

Bağladıktan sonra salmayan kalp, üç işlemi birden yapıyor: çaba + bekleme + endişe. Sahih tevekkül üçüncüyü siler — bedenin yükünü yarıya indirir.

Polyvagal Teori

Bağlama ve salmanın iki sinir sistemi

Stephen Porges'a göre çaba sempatik sinir sistemini aktive eder (savaş-kaç). Tevekkül ise parasempatik sistemi (özellikle ventral vagali) aktive eder (güvenlik, bağ).

Sağlıklı bir hayat, ikisinin geçişli olmasını gerektirir. Önce çaba (sempatik), sonra teslim (parasempatik). Bağla ve sal. Yap ve bırak. Hadis, biyolojinin en optimum ritmini yüzyıllar önce söylemiş.

Pozitif Psikoloji

Acceptance and Commitment Therapy (ACT)

Modern psikolojinin en etkili yaklaşımlarından biri, ACT — kabul ve adanmışlık terapisi. İki temel ilkesi vardır:

1. Adanmışlık (Commitment) — Değerlerine göre hareket et, çabanı koy.
2. Kabul (Acceptance) — Sonucu olduğu gibi kabul et.

Klinik araştırmalar, bu yaklaşımın anksiyete, depresyon ve tükenmişlikte ilaçlardan daha etkili olduğunu gösterdi. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) 1400 yıl önce söylediği şey, bugün psikolojinin altın standardı.

Yani Hz. Peygamber'in hadisi, sadece manevi bir öğreti değil — bedenin, sinir sisteminin, hatta modern psikolojinin en sağlıklı ritmi. Çaba ve tevekkül; bağlama ve salma; aksiyon ve teslim. İkisi birden, ardı ardına.

Kerime Ergin
08
Beş Günün Yansıması

Yolculuğumuzun haritası

Beş gün önce başladık. Şimdi haritaya bakma vakti. Her günün ne öğrettiğini, nasıl bir araya geldiğini görmenin vakti.

Beş Günün Sentezi
Gün 1
Niyet
Kalbinin yönünü seçtin. "Ameller niyetlere göredir." Yola çıkmadan önce, nereye gittiğini bildin.
Gün 2
Beklenti Haritası
Kalbinde neyi taşıdığını gördün. Görmediğin yükü indiremezdin — şimdi taşımak hafifledi.
Gün 3
Kazanca mı, Veren'e mi?
Kalbinin asıl muhatabını aradın. Hediyeden Veren'e geçmenin ilk adımını attın.
Gün 4
Durabilme
Sessizliğin nasıl bir mihrab olduğunu öğrendin. Tembellik ile dinlenme arasındaki çizgiyi gördün.
Gün 5
Deveni Bağla
Bugün — çaba ile tevekkülün dengesi. Bağla ve sal. Yap ve bırak. Beş günün sentezi.

Bu beş gün küçük bir başlangıç. Bir tohum ekildi. Şimdi senin işin, bu tohumu sulamak — niyetinle, pratiğinle, sabrınla.

Belki bazı şeyler yerine oturdu. Belki bazı sorular daha derinleşti. Her ikisi de kıymetli. Çünkü kalp yolculuğu hızlı olmaz — yavaş, derin, sabırlı bir yolculuktur.

Ekmek bizden,
bitirmek O'ndan.
Kerime Ergin
09
Kalbin Sesi

Bugünün Zikri

Tevekkülü kalbe yerleştirmek için üç güzel zikir öneriyorum. Bugün ve sonraki günlerde, gün boyu kalbinde tut.

Birinci Zikir
Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ Hû, aleyhi tevekkeltü
"Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yoktur, O'na tevekkül ettim"
Tevbe Sûresi 129. ayet.
Sabah ve akşam okumak, Hz. Peygamber'in tavsiyesidir.
7 kez sabah, 7 kez akşam
İkinci Zikir
Yâ Vekîl
"Ey her şeyin vekili, sahibi olan"
Bir işi başlattığında, bağladığında —
"Ya Vekîl" deyip ipi sal.
99 kez
Üçüncü Zikir
Tevekkeltü alâllâh
"Allah'a tevekkül ettim"
Her küçük işten sonra söylenecek üç kelime.
Bağladın, dedin — ipi salman için bir mühür.
Her amelden sonra
Kerime Ergin
10
Nefes Uygulaması

Bağla ve Sal Nefesi

— bağla, sonra sal —

Sırtın dik, ayakların yere değsin. Ellerini dizlerine koy.

Burnundan dört saniye nefes al — yumruğunu sıkar gibi "bağladım" de.

Bir saniye tut — niyetini hisset.

Ağzından sekiz saniye yavaşça bırak — yumruğunu açar gibi "saldım" de.

Yedi kez tekrarla. Her tekrar, kalbinin bir kısmını biraz daha hafifletir.

El hareketi sembolik değil — bedensel. Beyin "sıkma-açma" hareketini "bağlama-salma" olarak işler. Hadisin ritmi, bedenin ritminde yaşar.

Kerime Ergin
11
Bugünün Pratiği

Beş günün ahd günü

Bugün tek seferlik değil — ömrün için bir pratik. Beş günün özünü, hayatına nasıl taşıyacağına dair bir söz.

Yöntem

Sessiz bir köşe bul. Defterini aç. Bugün, kendine bir ahd yazacaksın — yani Allah'la senin arandaki bir söz. Bu söz, bugünden sonra hayatına eşlik edecek.

Üç adımlı ahd

Birinci Adım — Çaba sözü

Şu cümleyi tamamla: "Bundan sonra hayatımda, çabamı şu konuda eksiksiz vereceğim..."

Bu, bağlanan ip. Senin "deve"ni nasıl bağlayacağın.

İkinci Adım — Tevekkül sözü

Şu cümleyi tamamla: "Çabamı koyduktan sonra, sonucu Sana bırakacağım. Çünkü sonuç şu üç şeyden olabilir, ve hepsi senin için hayırdır..."

Bu, ipin diğer ucunu salmak. Sonucun üç ihtimalini de — geldiği gibi, gecikerek, ya da hiç gelmeyerek — kabul edebilmek.

Üçüncü Adım — Hatırlama sözü

Şu cümleyi tamamla: "Bu ahdı unuttuğumda, kalbim sonuca yapıştığında — kendime şu cümleyi söyleyeceğim..."

Bir tek cümle. Ip salmadığında kendine fısıldayacağın bir hatırlatma. "Hasbiyallâh" olabilir. "Sen yetersin" olabilir. Sana ait bir cümle olsun.

"Ya Rabbi, ben deveyi bağladım.
Şimdi Sana tevekkül ediyorum.
Sonucu Senin elinde — ben sadece çaba ekene memurum."

Bu ahdi yaz. Defterine değil, telefonunun notlarına da yazma. Eline alabileceğin, gözünün dokunabileceği bir kâğıda yaz. Yatağının kenarına, çekmecenin içine, ya da Kur'an'ının arasına koy.

Çünkü ahd, görünür olmadığı sürece unutulur.

Kerime Ergin
12
Yolun Devamı
— Anneler Günü Hediyesi —

Yolculuğun devamı için
bir davetim var

Beş günün sonundayız.
İlk tohumu birlikte ektik.

Ama "Sonucu Bırak, Yola Bak" 28 günlük bir çalışma. Geri kalan 23 gün, kalbin daha derin sulara açılacağı yer.

İlk beş günde başlangıç anahtarlarını verdim. Geri kalan 23 günde:

  • Sinir sisteminin polyvagal pratiklerini derinleştireceğiz
  • Rıza, sabır, şükür makamlarına gireceğiz
  • Bedenin travma haritasıyla çalışacağız
  • Daha derin nefes pratikleri öğreneceğiz
  • Kalp koherası ve HeartMath teknikleri ile çalışacağız
  • 28 günün sonunda, yeni bir hâle yerleşmiş olacaksın

Bugün, Anneler Günü vesilesiyle — kadınlara özel bir hediye fiyatıyla — yolun devamını sunuyorum.

Detayları birazdan grupta paylaşacağım.

Eğer kalbin "evet" diyorsa, bu davet senin için.
Eğer "henüz değil" diyorsa, bu beş gün de senin oldu —
kalbinde tohum bıraktı.

Ne karar verirsen ver — sahihliğine saygım var.
Bu beş günde bana eşlik ettiğin için teşekkür ederim.

Kerime Ergin
13
Bir Hatırlatma

Anneler Günü mübarek olsun

Beş gün önce başladık. Şimdi bir başka yerdesin.

Belki bazı şeyler yerine oturdu. Belki bazı sorular daha derinleşti. Belki bedeninde bir hafiflik var, belki kalbinde bir genişlik. Bu beş gün, sandığından daha çok şey ekti.

Anneler Günü vesilesiyle, sana son bir şey söylemek isterim:

Anne olmak — biyolojik anne ya da kalbi annelik üreten her kadın olmak — bu hadisin kendisidir. Bağla, sonra tevekkül et. Sevdiğin için her şeyi yap. Sonra emanet et.

Belki bu beş günün asıl hediyesi şuydu: Sen zaten anneydin — kalbinin annesi. Sadece ipi salmayı henüz öğrenmemiştin.

Sevdiğin için bağla.
Sevdiğin için sal.
İkisi birden — anne kalbinin özüdür.

Şimdi telefonunu kapat. Belki bir kahve yap. Belki camından dışarı bak. Bedeninde bu beş günün hangi yerine oturduğunu hisset.

Ve bil ki — niyet ettin, yola çıktın, bir kalp yolculuğunu beş gün boyunca kararlılıkla takip ettin. Bu küçük bir şey değil. Bu, gerçekten kıymetli bir şey.

Ne karar verirsen ver — yolun devamına gelirsin ya da gelmezsin — bu beş gün senin. Ve bu beş günün kalbinde bıraktığı tohum, sen istemesen bile yeşermeye devam edecek.

Kerime Ergin
14
— Yolculuğun Sonu, Yeni Bir Başlangıç —

"Ekmek bizden, bitirmek O'ndan.
Bağlamak bizden, salmak da bizden.
Sonuç — sadece O'ndan."

🌷

Anneler Günü mübarek olsun.
Bu beş gün senin için bir hediyeydi.
Yolun devamı, eğer kalbin diyorsa,
seni bekliyor.

Kerime Ergin
Cevherden Mücevhere
Kerime Ergin
xv