Tam o her şeyin yolunda gittiği anda, içinden o sinsi ses yükseliyor mu? 'Bu kadar iyilik bana çok, kesin bir yerden acısı çıkar', 'Aman nazar değer, çok belli etme', 'Bu başarı beni değiştirir mi?', 'Hemen bitiverir mi?'
Bir mücevher, üzerine gelen ışığı 'Bana bu kadar ışık yeter' diyerek reddetmez. O, üzerine gelen her bir fotonu sevgiyle kabul eder ve onu binlerce kat büyüterek dünyaya geri yansıtır.
Bugün o kıtlık illüzyonunu kalbinden söküp atacağız ve seni o bolluğun devasa okyanusuna dalmaya hazırlayacağız. Kendi değerini, kendi bereketini ve kendi parıltını kimseden özür dilemeden sahiplenmeye hazır mısın?
Bu pratik, kıtlık modunun prangalarını kırar, sinir sistemini bolluğa açar ve almayı izin verme kapasiteni genişletir. Her nefeste bir okyanus gibi genişliyorsun.
1. Hazırlık – Dar Kapıları Fark Et: Rahat bir pozisyonda otur. Ellerini kalbinin üzerine koy. Gözlerini kapat. İçinde 'Bu kadar iyilik bana çok' diyen sese odaklan. Onu yargılama. Sadece fark et. "Hoş geldin. Beni korumaya çalışıyorsun. Ama şimdi bolluğa açılma zamanı."
2. Nefesle Kıtlık Prangasını Kır (4-8 Nefesi - 5 Kez): Burnundan 4 saniye nefes al, ağzından 8 saniye yavaşça ver. Her verişte, 'hak etmiyorum', 'çok belli etme', 'nazar değer' korkularını nefesinle dışarı bırak. "Almaya hazırım, almaya izin veriyorum."
3. Okyanus Gibi Genişle (5 Derin Nefes): Burnundan derin bir nefes al. Nefes alırken, göğsünün, kalbinin, tüm bedeninin bir okyanus gibi genişlediğini, sınırlarının kaybolduğunu hayal et. Nefes verirken, evrenin sana sunduğu tüm bolluğu, bereketi, güzelliği kabul ettiğini hisset. "Hak ediyorum, alıyorum, şükranla kabul ediyorum." 5 kez.
4. Mühürleme – Bolluk Frekansına Açıl: Ellerini kalbinde birleştir. Derin bir nefes al ve şunu içinden söyle: "Kıtlık prangaları kırıldı. Ben bolluğa açığım. Hayatın sunduğu her güzelliği sevgiyle alıyorum ve şükranla kabul ediyorum. Mühürlendi."
Bir mücevher, üzerine gelen ışığı 'Bana bu kadar ışık yeter' diyerek reddetmez. O, üzerine gelen her bir fotonu sevgiyle kabul eder ve onu binlerce kat büyüterek dünyaya geri yansıtır.
Senin 'Diriliş'in, sadece zorlukları aşmak değildir; senin asıl dirilişin, hayatın sana sunduğu o devasa bolluğu ve bereketi bir çocuk masumiyetiyle, bir kraliçe asaletiyle kucaklayabilmendir. Okyanusa dalmaya hazır mısın?
Bu bölüm, o meşhur 'kıtlık bilincinin' sinir sistemimizdeki karşılığını anladığın andır. Sen aslında başarıdan değil, o başarının getireceği 'yeni ve büyük' alandan korkuyorsun. Ama bugün o paslanmış, daralmış kapıları sinir sisteminin o sarsılmaz güveniyle ardına kadar açıyoruz.
Bir mücevher, üzerine gelen ışığı 'Bana bu kadar ışık yeter' diyerek reddetmez. O, üzerine gelen her bir fotonu sevgiyle kabul eder ve onu binlerce kat büyüterek dünyaya geri yansıtır. Senin 'Diriliş'in, sadece zorlukları aşmak değildir; senin asıl dirilişin, hayatın sana sunduğu o devasa bolluğu ve bereketi bir çocuk masumiyetiyle, bir kraliçe asaletiyle kucaklayabilmendir.
Yarın, bu bolluğu nasıl daha da büyüteceğimizi, 'Bereket ve Minnettarlık' aşamasını konuşacağız. Hazırsan, okyanusa dalmaya devam et.