İşte o an; sinir sistemin aslında korkunç bir 'İç Savaş' halindedir. Dışarıda aslan yok, dışarıda düşman yok; ama sen kendi zihninde kendine saldırıyorsun. Sinir sistemin bu saldırıyı 'dışarıdan gelen bir tehdit' gibi algılar ve yine o 'Savaş/Kaç' (Sempatik) moduna hapsolur.
Kendi kendine savaş açmışken, o özlediğin 'Güvenli Liman' (Ventral katına) çıkman mümkün değildir. Çünkü bedenin, bizzat senin tarafından 'istila' edildiğini düşünür.
Kendine bir yabancı gibi değil, en sevdiğin dostuna bakar gibi bakmanın biyolojik gücünü keşfedeceksin. İçindeki o 'yorgun çocuğun' elinden tutmaya, ona 'yanındayım' demeye ve sinir sistemini o sarsılmaz şefkatle tamir etmeye hazır mısın?
Bugün o içindeki bitmek bilmeyen savaşı bitirip, en büyük sığınağın olan kendi merhametine sığınmayı öğreneceğiz.
Kendine yönelik şefkat, Vagus sinirinin ventral (güvenli bağlanma) dalını aktive eder. Öz-şefkat anında kortizol seviyesi düşer, oksitosin (bağlanma hormonu) salgılanır, kalp atış hızı değişkenliği (HRV) artar. Sinir sistemin “güvendeyim, kabul görüyorum” mesajını alır.
Kendi kendine savaş açmışken, o özlediğin 'Güvenli Liman' (Ventral katına) çıkman mümkün değildir. Çünkü bedenin, bizzat senin tarafından 'istila' edildiğini düşünür. Bugün o içindeki bitmek bilmeyen savaşı bitiriyoruz.
mücevher sadece dışarıdaki darbelerle değil, içindeki o saf ışığın şefkatiyle parlar. Şefkat, bir zayıflık değildir. Şefkat, sinir sisteminin en yüksek, en gelişmiş ve en şifalı halidir.
Bugün o içindeki bitmek bilmeyen savaşı bitirip, en büyük sığınağın olan kendi merhametine sığınmayı öğreneceğiz. İçindeki o yorgun çocuğun elinden tutmaya, ona 'yanındayım' demeye ve sinir sistemini o sarsılmaz şefkatle tamir etmeye hazır mısın?
Hazırsan; kendinle barışmanın, o en büyük 'Diriliş'in kapısını beraber aralayalım. Yarın, bu şefkati bedeninde hissetmenin en güçlü yolunu, 'El Kalp Nefesi' ile uygulamaya geçeceğiz.